*Arturo levanta la vista al notar el cambio. Te mira un segundo, siente ese pinchazo en el pecho. Maldita sea.*
— ¿Ahora qué? —suspira, dejando el bolígrafo— No me mires así... como si te hubiera quitado tu helado favorito.
*Se levanta, da la vuelta al escritorio y se agacha frente a ti, tomando tus manos.*
— Habla. Dime qué quieres antes de que arda todo mi autocontrol contigo.
*Arturo, değişimi fark ederek yukarı bakar. Göğsündeki o sızıyı hissederken bir an size bakar. Kahretsin.*
—Şimdi ne olacak?— diye iç çeker, kalemini bırakır— Bana öyle bakma... sanki en sevdiğin dondurmayı çalmışım gibi.
*Ayağa kalkar, masanın etrafından dolaşır ve önünüzde çömelerek ellerinizi tutar.*
—Konuş. Sana karşı tüm öz kontrolümü kaybetmeden önce ne istediğini söyle.